Testis Kanseri (Tümörü)

Testislerin normal koşullardaki durumu

Testisler, yumurtamsı bir şekilde hafif sert ve biraz da süngerimsi bir yapıya sahiptir. Üst ve dışında, epididimis adı verilen elastik bir yapı vardır. Burada sperm olgunlaşır ve sonra dışarı atılır. Testisler, düzenli bir görünümde olmalıdır. Boyutları birbirine çok yakındır ancak genellikle biri diğerinden biraz daha büyük olabilir. Bu büyüklük sağ tarafta da olabilir sol tarafta da olabilir.

Testis tümöründe semptomlar (belirtiler) nelerdir?

Testiste bulunabilecek herhangi bir kitlesel veya sert bir oluşum aksi kanıtlanmadıkça, potansiyel bir tümör olarak değerlendirilmelidir. İncelemeler sonrası testis kanseri teşhisi konan erkeklerin, yaklaşık %50’si, testislerinde ağrısız bir şişme veya genişleme tarif etmişlerdir. Yine %25-50 arasındaki, bazı hastalar da ağrı veya hassasiyet şikayeti olmuştur. Bu arada bazı hastalar da kitle oluşumuyla birlikte belirsiz bir ağrı tariflemişlerdir.

Ne yazık ki, bu semptomlara sahip erkeklerin, durumu haber vermeleri gecikme gösterebilmektedir (Ortalama 5 aya kadar).

Tümör, geçen zamanla yayılma yapacağından, en ufak bir  semptom  görülmesi halinde hemen bir üroloğa danışmalıdır. Ürolog, şüpheli oluşumu karara bağlamak için ultrason ve kan testiyle kanser markerlerinin (kanser durumunda artabilen proteinler) incelenmesini isteyebilir.

Testis kanserinin evreleri nelerdir?

  • Evre1: Kanser sadece testis içinde mevcut
  • Evre 2: Kanser karındaki lenf nodüllerine sıçramış
  • Evre 3: Kanser karındaki lenf nodüllerinin dışına sıçramış, hatta akciğerler ve karaciğere ulaşmış

Testis tümörleri nasıl tedavi edilir?

Şüpheli tümörler, testis ameliyatıyla alınır. Bazı durumlarda istenirse, kozmetik amaçla bir protez testis yerleştirilebilir. Testis kanserleri, hücresel yapılarına göre kategorize edildiğinden, takip edecek tedavi tümör cinsine göre yapılır. Çünkü bu yapı, hem biyolojik yapının davranışını hem de tedaviye verilecek cevabı belirler. En yaygın hücre tipi seminomdur. Bu tür tümör, hem radyoterapiye hem de kemoterapiye cevap verebilir. Radyasyon terapisi, daha çok erken evre seminomalarda yararlı olur.

Bütün diğer hücre tipleri ise non-seminom tümörler olarak adlandırılırlar. Bu tür tümörlerin tedavisinde, ameliyat veya kemoterapi seçenekleri vardır. Tedavinin belirlenmesi kanserin hücre tipine ve yayılmanın miktarına bağlıdır.

Yayılım miktarını anlamak için, göğüs filmi, tomografi gibi görüntüleme yöntemleri ve ayrıca evre tespiti için de kandaki tümör markerlerine (tümör belirteçleri) bakılır. İleri düzeyde testis kanseri veya daha agresif tümörlerin bulunması halinde peritonyumun arkasında, karın bölgesinde bulunan lenf nodüllerinin ameliyatla alınması gerekebilir.

Böylelikle kanserin ne derecede yayıldığı hakkında fikir edinilir. Eğer hastalık ileri düzeye ulaşmışsa, yani çevre dokulara yayılım göstermişse birincil tedavi olarak, hastaya kemoterapi uygulanır. urada çoğu zaman bir, ikili veya üçlü ilaç kokteyli uygularlar. Bunlar cisplatin, etoposit ve bleomisin gibi olabilir.

Bunlar, üç veya dört defa üç haftalık aralıklarla verilebilir. Bazen kemoterapi sonrası, kalan artık tümörlerin alınması için ameliyat yapmak gerekebilir.

Diğer yandan testis kanserinin tedavisi tanı konur konmaz ameliyatla hastanın testisi alınıp patolojik olarak incelemek ondan sonra hastalığın hangi evrede olduğunu saptamak ve ona göre tedavi planlamak gerekir ama test çıktıktan sonra tedavisinde kemoterapinin çok önemli bir rolü var. Bunun dışında testis kanseri ameliyatından sonra bu kanserin daha büyük bir ameliyatı söz konusu olabilir. Bunu da biz karın içindeki testis kanserinin yayılabileceği bütün lenfleri çıkartmak olarak adlandırıyoruz. RPHLD denen radyoaktif tedavisidir.

Testis tümörlerinin tedavisinden sonrasıyla ilgili beklentiler

Hastanın testisinin birisinin alınması, cinsel potansiyelini azaltmaz veya genelde çoğalma fonksiyonunu da etkilemez. Sperm üretiminde geçici bir azalma yaşarlarsa da diğer kalan bez, yeterli miktarlarda testosteron üretecektir.

Lenf nodüllerini almak için yapılan ameliyattan sonra, bazı hastalarda meni boşalma etkinliğinde azalma olabilir. Günümüzde sinirlerin korunmasıyla birlikte yapılan tekniklerle sorunun yaygınlığı azalmıştır. Ayrıca, boşalma sorunlarını tersine çevirecek etkisi olan ilaçlar da kullanılabilmektedir.

Hastaların çoğunda, ameliyattan sonra normal ereksiyon elde edilebilmektedir.

Diğer taraftan, ameliyat sonrası boşalmada bozulma olabileceği ve kemoterapinin de sperm sayımını (genelde yalnız geçici olarak) düşürebileceğinden, hastalar tedavilerin öncesinde, spermlerini dondurma yöntemini tercih edebilirler. Bir hastada testis tümörü tespit edildiğinde, en az 5 yıl periyodik film, tomografi çekimi ve kanda marker testine tabi tutulabileceğini bilmelidir. Hastalarda tümör nüksü (tekrarı) olasılığı mevcut olduğu için takipte radyolojik yöntemlere ek olarak aylık kendi kendine testis muayenesi önerilmelidir. Bu işlemin daha verimli olabilmesi için tercihen ılık bir banyo veya duştan sonra skrotumun derisi daha yumuşak durumdayken yapılmalıdır.