Prostat iltihabı (Prostatit)

prostat-iltihabi-prostatitProstat iltihabı (prostatit), prostat dokusunun ve çevresindeki dokuların iltihaplanması ile ortaya çıkan durumdur. Prostatitin birkaç çeşidi vardır. Her bir tipinde değişik semptomlar ortaya çıkabilir. Prostatit, ürolojideki kronik hastalıklardan bir tanesidir ve tedavisi uzun zaman almaktadır. Prostatit hastalığının en önemli belirtisi ağrıdır. Ağrı, bazı hastalarda ileri derecede iken bazı hastalarda zaman zaman gelen ve çok sıkıntı vermeyen hafif künt bir ağrı şeklinde olabilmektedir. Hastaların çoğunluğu bu iki uç arasında bir yerlerde yer alır.

Hastalık yaptığı fiziksel rahatsızlıklar kadar, hayat kalitesini düşürmesi ve hastanın psikolojik durumunu olumsuz etkilemesi nedeniyle önem kazanır.

Prostatitin (prostat iltihabı) çeşitleri nelerdir?

Akut bakteriyel prostatit

Prostatitin en az görünen tipidir. Kolaylıkla tanı konur. Prostatitin diğer tiplerine oranla daha kolay tedavi edilir. Sebep, ani gelişen bir bakteriyel enfeksiyondur. Belirgin bulguları olduğundan kolay teşhis edilir. Tipik bir idrar yolu enfeksiyonu tablosu vardır. Hastada yüksek ateş, üşüme, titreme gibi enfeksiyon bulguları olabilir. Hasta kendiliğinden acil servise ya da üroloji doktoruna başvurur. Her yaş grubunda görülebilir.

Belirtileri

  • Ağrılı işeme
  • Mesaneyi tamamen boşaltmada güçlük
  • Belin alt kısmına vuran ağrı
  • Karın ve pelvik bölgede ağrı
  • Yüksek ateş, üşüme ve titremelerdir.

Kronik bakteriyel prostatit

Kronik bakteriyel prostatit akut bakteriyel prostatite benzer fakat belirtiler daha yavaş gelişir ve hastada yaptığı olumsuz etkiler daha azdır. Erkeklerde sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları kronik bakteriyel prostatiti de düşündürmelidir. Her yaş grubunda görülebilir ancak orta ve genç erkek grubunda daha sıklıkla görülür.

Kronik pelvik ağrı sendromu – Nan bakteriyel prostatit (Prostatodini)

Bu grup prostatitin en sık rastlanan formudur. Gerçek sebebi nadiren belirlenebilir. Mevcut bir enfeksiyondan köken alabilir. Pelvik bölgedeki bir enfilemasyondan ya da kas spazmlarının neden olduğu ağrılardan köken alıyor olabilir. Prostattaki enflamasyon hiçbir belirti de vermeyebilir.

Genellikle hastada ortaya çıkan belirtiler;

  • Genital bölgelerde, kasıklarda, pelvik bölgede ağrı
  • Sık idrara gitme
  • İdrar yapma sırasında ağrı
  • Ejakülasyon (boşalma) sırasında ağrı
  • Ejakülatın pıhtılığı değişik renkte veya kokulu gelmesi
  • İdrarın koyu renkte ve kokulu gelmesi gibi semptomlardır.

Asemptomatik enflamatuar prostatit

Bu prostatittipinde belirti yoktur fakat prostatta bir enflamasyon vardır. Genellikle hasta prostatit dışı sebeplerden incelenirken teşhis konur. Prostat biyopsisinde enflamasyon ortaya çıkması belirti olmadığı hâlde menide ya da idrarda iltihap görülmesi asemptomatik prostatit anlamına gelmektedir.

Prostat iltihabının sebepleri nelerdir?

  • Prostat iltihabının gerçek ve tam etkeni tıp dünyası tarafından kesin olarak belirlenebilmiş değildir. Bu konuda birçok teori mevcuttur. Bazı prostatit tipleri cinsel yolla iltihap bulaşmasına bağlanmıştır. Bu bulaşmalar sonucunda ortaya çıkan akut ya da kronik bakteriyel prostatit daha sonra prostatta kalıcı (kronik) enfeksiyon meydana getirebilmektedir. Bu tip enfeksiyonlar penis ucundan üretra vasıtasıyla prostata geçiş gösterirler.
  • Prostat, enfeksiyon gelişimi için uygun bir zemin olan salgı bezi yapısında bir organdır. İçinde prostat sıvısı üreten çok ince kanallar vardır. Bu kanallar enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların tutunması için uygun ortam hazırlar.
  • Bakteriyel prostatit bulaşıcı (cinsel yolla bulaşan) bir hastalık değildir. Hasta cinsel partnerine bakteriyel prostatit bulaştırmaz.
  • Bazı durumlarda ya da bazı tıbbi müdahaleler sonrası bakteriyel prostatit gelişme riski artar. Hastaya sonda takılması ya da ürolojik bir operasyon geçirmiş olması prostatit riskini arttırmaktadır.
  • Kronik prostatit ve kronik pelvik ağrı sendromları atipik mikroorganizmalar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bunlardan sık görülenler; klamidya mikoplazma gibi cinsel yolla bulaşan mikroorganizmalar olabilmektedir. Prostatın etrafındaki organlarda ağrı görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Prostat etrafındaki sinirler ve kaslar boyunca ağrı yansıyan ağrı şeklinde etraf dokulara yayılır.

Prostat iltihabının belirtileri nelerdir?

Prostat iltihabının belirtileri enfeksiyonun etkilediği yere göre değişir. Bazı hastalarda hiçbir belirti meydana gelmezken bazı hastalarda idrar yolu enfeksiyonu bulgularına benzer belirtiler görülebilmektedir. Aynı belirtileri yapan başka hastalıklar da olduğu için çoğu zaman tanı konulmakta gecikilir. Prostatitin hangi tipinin mevcut olduğu tedavi şeklini etkilediğinden tanı konulması sırasında üroloji doktoru tarafından incelenmesi gereklidir.

Akut bakteriyel prostatit de semptomlar genellikle ani ortaya çıkar ve çok şiddetlidir. Hasta genellikle acil servise başvurur.

En belirgin belirtiler;

  • Yüksek ateş, üşüme-titreme
  • İdrar sırasında şiddetli yanma hissi,
  • mesaneyi tam boşaltamama hissi.

Kronik bakteriyel prostatitde semptomlar akut bakteriyel prostatite benzer fakat yüksek ateş yoktur.

  • İdrarda yanma hissi
  • Sık idrara çıkma hissi
  • Geceleri olan sık idrar
  • Perine bölgesinde testislerde, mesanede ve bel bölgesinde makat etrafında ağrı sık görülen belirtilerdir.

Ejakülasyon sırasında ağrı, ejakülatın formunda değişiklik, pıhtılı ejakülat gibi belirtiler görülebilir. Kronik bakteriyel prostatit zaman zaman artan ve azalan belirtiler gösterebilir.

Kronik prostatit ya da kronik pelvik ağrı sendromunda idrar yapmada güçlük, ağrı ve rahatsızlık, perinede makat etrafında, testislerde, suprapubik alanda ağrı sık görülen belirtilerdir. Ejakülasyonda ağrı ve ejakülat formasyonunda değişiklik olabilir. Kronik bakteriyel prostatinin belirtileri ile hemen hemen aynı belirtiler ortaya çıkar.

Prostatit (prostat iltihabı) nasıl teşhis edilir?

Prostatinin farklı çeşitleri için farklı tedaviler uygulanacağı için doğru teşhis çok önemlidir. Benzer hastalıklar olan üretrit, sistit, prostat büyümesi ya da prostat kanseri ilk ayırt edilmesi gereken durumlardır. Bu durumların tedavileri farklı olduğundan teşhis doğru şekilde konulmalıdır.

Teşhisi doğru koyabilmek için birçok yöntemlerden yararlanılmalıdır. Prostatit teşhisinde kanımızca en önemli basamak digital rektal examination (parmakla rektal muayene) ya da rektal tuşe adını verdiğimiz yöntemdir. Basit bir muayene yöntemidir. Doktor hastanın makatından kayganlaştırıcı madde sürerek işaret parmağı ile prostatı muayene eder. Bu muayenede prostatın büyüklüğü, içerisinde iltihap olup olmadığı, tümör içerip içermediği anlaşılır. Prostat içerisindeki şişkin ya da sert bölgeler farklı anlamlar içermektedir.

Normal bir insanda prostat muayenesi sırasında rahatsızlık olmaz iken prostatit olan hastalarda ciddi rahatsızlıklar meydana gelir. Hastada muayene sırasında rahatsızlık, ağrı bazen üretradan akıntı meydana gelir. Bu muayene sırasında oluşan ağrı kısa sürelidir ve birçok hastada sonrasında belirgin bir rahatlama oluşturur. Fizik muayene sırasında prostat üzerinde şüpheli bir doku tespit edildiğinde prostat biyopsisi ya da transrektal (rektumdan yapılan ultrasonografi) gerekli olabilir. Hastadan PSA testi istenerek prostat kanseri araştırılır. Bazen prostatitin akut alevli dönemlerinde özellikle bakteriyel prostatit de PSA testi, vücutta kanser olmadığı hâlde kanser çıkabilmektedir.

Muayene sırasında prostat sıvısı üretradan akabilir. Mikroskobik inceleme için bu akan sıvıdan örnek alınır. Ayrıca idrar analizi, semen kültürü gibi bu bölgede üretilen sıvı örnekleri alarak mikrobik inceleme yapılır. Bunlar dışında idrar yollarını gösteren ultrasonografik inceleme gerekli görülen hâllerde prostatın direkt görüntülenmesini sağlayan sistoskopik inceleme istenebilir. İdrar akım hızını gösteren üroflowmetri testi ile prostattaki enfeksiyon ve ödeme bağlı herhangi bir fonksiyon bozukluğu gelişip gelişmediği kontrol edilebilir.

Prostatit nasıl tedavi edilir?

Prostatitin tedavisinde de prostatitin hangi tipine yakalanıldığının belirlenmesi sonrasında tedavi plânı oluşturulur. Akut bakteriyel prostatit de hasta antibiyotikler ile en az 2 hafta tedavi edilir. Bazı durumlarda hastayı yatırıp, damardan antibiyotik ve serum tedavisi uygulanması gerekli olabilir. İdrarı boşaltma zorluğu olduğunda mutlaka idrar drenajı sağlanmalı gerekirse sonda uygulanmalıdır. Akut bakteriyel prostatit de tedavi başarısı yüzde 100’e yakındır. Bazen dirençli mikroorganizmalarla karşılaşıldığında tedavi 4 haftaya kadar devam ettirilebilir. Antibiyotik kullanımı sırasında önemli bir ayrıntı kullanım süresinin doktorunuzca belirtilen sürenin altında olmamasıdır. Belirtilerin geçmesi nedeniyle antibiyotiğin erken kesilmesi durumunda hastalık hızla yerleşerek kronik hastalık hâline gelmektedir. Eğer teşhis kronik bakteriyel prostatit ise hastaya daha uzun süreli antibiyotik tedavisi gerekir. Bu 4 ila 12 hafta arasında değişen periyotlarda olabilir.

Kronik bakteriyel prostatit hastalarının %70’i bu tedavi ile iyileşirler. Kimi zaman 6 aylık bir süre sonrasında prostatit enfeksiyonunda nüks etme görülebilir ve aynı tedavi ya da benzer bir alternatif tekrarlanır. Antibiyotik tedavisi ile iyileşmeyen hastalarda düşük doz bir antibiyotiğin daha uzun süre devamlı olarak kullanılması önerilebilir. Prostat masajı hastalığın teşhisinde olduğu kadar tedavisinde de önemli bir yer tutmaktadır. Kimi zaman hiç antibiyotik kullanmadan sadece prostat masajı ile de prostatit tedavisi yapılabilmektedir. Tedavilere cevap vermeyen olgularda sistoskopik inceleme uygun vakalarda prostatta enfeksiyona neden olan dokuların alınması tercih edilebilen bir yöntemdir.

Kronik pelvik ağrı sendromu adı verilen ve bakteriyel olmadığı düşünülen prostatitlerde antibiyotik kullanmak gerekmeyebilir. Ürologların bakteriyel olan prostatitle, bakteriyel olmayan prostatiti ayırması her zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle genellikle 4 ila 6 hafta süreli bir antibiyotik tedavisi tercih edilmektedir. Antibiyotiğin prostat dokusu üzerindeki etkisini arttırması amacıyla alfa bloker adını verdiğimiz prostat büyümesinde kullanılan ilaçlardan yararlanılabilir. Bu ilaçlar prostat dokusu içerisindeki düz kas dokusunda gevşeme yaparak prostat içerisindeki üretilen sıvıların ve bu sıvıların içerisindeki enfeksiyonun daha rahat vücuttan atılmasına yardımcı olabilirler.

Bakteriyel olsun ya da olmasın bütün prostatitlerin antibiyotik tedavisinden kısmi olarak fayda gördüğü düşünülmektedir. Antibiyotik ve alfa bloker tedavisine ek olarak enflamasyon önleyici ilaçlar (anti enflamatuarlar) prostatit tedavisinde kullanılması önerilen yöntemlerdendir. Bunlar ağrı kesicilerdir. Eklem ağrıları ve baş ağrısı gibi çeşitli durumlarda sıklıkla kullanılan, böbrek taşı ağrılarında da kullanılan nonsteroid antienflamatuarlar dediğimiz ağrı kesici grup prostat enflamasyonunu da engelleyici özelliğe sahiptir. Sıcak oturma banyoları, çeşitli ısı tedavileri prostatite bağlı rahatsızlığın geçirilmesinde çok önemli rol oynarlar. Oturma simiti adı verilen oturma sırasında perinenin boşta kaldığı yastıklar yine prostatit tedavisinde faydalıdır.

Bazı yiyecek ve içecekler prostat üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Bunlar;

  • Baharatlı yiyecekler,
  • Kafein ve asidik gaz içeren içecekler

olarak sayılabilir. Perine bölgesine basınç uygulayan egzersizler, özellikle bisiklet sürmede prostatit problemlerini arttırabilir.

Prostatit, tedavi edilmesi imkânsız vücuda yerleştiği zaman asla kaybolmayan bir hastalık değildir.

Özet olarak bakıldığında bizim tedavi şeklimiz, öncelikle hastayı değerlendirmek, prostatitin cinsini anlamaya çalışmaktır. Akut prostatit deki tedavi zaten problemsiz olmaktadır. Kronik prostatit çeşitlerinden bakteriyel olsun olmasın 1 ay kadar bir antibiyotik tedavisi yapıyoruz. Antibiyotik tedavisinin yanında alfa bloker adını verdiğimiz prostat rahatlatıcı ilaçlar veriyoruz. Bunlara ek olarak rektal muayene ve prostat masajı ile prostat içerisindeki enfektif sekresyonların boşaltmayı amaçlıyoruz. Oluşan sekresyonun miktarına bağlı olarak rektal muayene 15 günde ya da ayda bir tekrarlanarak hastanın iltihabil sıvılardan daha çabuk kurtulması sağlanmaya çalışıyoruz.

Hastaların çoğunluğu 4 hafta sonrasında yeterli düzelme sağlarlar ve antibiyotik tedavisine ara veriyoruz. Daha sonrasında hasta sadece prostat gevşetici ilaçlar ile izleme alıyoruz. 3 ay kadar hasta bu ilaçlarla tedavi ediyoruz. Bu tedavilere cevap vermeyen hastalarda sistoskopik inceleme yaparak ultrasonografik görüntülemelerde ve muayeneler sırasında tespit edilemeyen başka bir anormallik olup olmadığına bakıyoruz.